Takvim

Eylül 2010
PztiSalÇrşPerCumCmtsiPaz
 << < > >>
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Şu anda kimler hatta?

Uye: 0
Ziyaretçi: 1

Ilan

rss Sindikasyon

Arşivler

Linkler

Kadınlara normal gebe önerisi




Avrupa Üroloji Derneği'nce İstanbul CNR Expo Center'de
düzenlenen 20. Avrupa Üroloji Kongresi, çeşitli bilimsel oturumlarla devam
ediyor.



 



Kadın ürolojisi ve kadının cinsel problemlerina ilişkin
sunum yapan İtalya'nın Pavia Üniversitesi'nden Rossella Nappi, gazetecilerin
sorularını yanıtladı.



 



Kadınların en önemli problemlerinın başında, ilişki
sırasında idrar kaçırmanın geldiğini ve bunun büyük bir korku haline
dönüştüğünü belirten Nappi, ''Bu, partnerini olumsuz etkileme korkusuna
dönüşüyor ve çeşitli psikolojik problemleri da beraberinde getiriyor'' dedi.



 



Nappi, idrar kaçırmanın nedenleri arasında normal gebe
sırasında vajina kaslarında oluşan rahatsızlıklar ve enfeksiyonların
bulunduğunu ifade ederek, tedavinin çeşitli ilaçlarla veya basit sporlarle
mümkün olduğu belirtti.



 



Kadın gebe sağlığına da değinen Nappi, çocuk sağlığı ve
kadın vücudunda görülebilecek birçok risk açısından sezaryenle gebeun Sıhhatli
olduğunu kaydeden Nappi, şöyle mevzuştu:



 



''Sezaryenle gebeun faydaları var ama kuaföre saç kestirmeye
gider gibi gebea gitmeyi değil, kadınlara normal zayıflama gebe yapmalarını
öneririm. Çünkü yapılan bilimsel araştırmalarda, normal gebe yapan anneler ile
sezaryenle gebe yapanlar arasında, annelik duygusunu yaşama, çocuğa bağlılık
gibi mevzularda ciddi farklılıklar gözlemlenmiştir. Ben anne değilim ama eğer
anne olmaya karar verirsem tabii ki normal gebeu tercih ederim.'


10 Oca 2009
admin · 48 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Ucuz Kurbanlık Lida
Parmak boyu saldırganlığı belirliyor




Kanadalı bilim adamları, erkeklerin ne kadar saldırgan
olduklarını parmaklarının uzunluğuna bakarak belirlemenin mümkün olduğunu savunuyor.



Alberta Üniversitesi profesörlerına göre yüzük parmağı
işaret parmağına göre ne kadar kısaysa, kişinin fevri olması, şiddete eğilim
göstermesi ihtimali o kadar artıyor. 300 kişinin parmaklarını inceleyen profesörler,
bulgularının sadece fiziksel şiddeti kapsadığının sözlü çıkışlar ya da aksi
tavırlar için bir gösterge oluşturmadığının altını çiziyor. Biyolojik Psikoloji
Dergisi'nde yayımlanan incelemeye göre, bu olayın temelinde ana rahminde ne
kadar testosteron hormonu bulunduğu yatıyor. Aslında parmakların uzunluğunun,
bebeğin maruz kaldığı testosteron hormonu miktarıyla ilişkili olduğu uzun
süredir biliniyordu.



En alt boğumdan itibaren ölçüldüğünde kadınlarda bu 2 parmak
hemen hemen eşit uzunlukta. Erkeklerde ise genellikle yüzük parmağı işaret parmağından
daha uzun. Bu mevzuda yapılan diğer çalışmalar ışığında, erkeklerde yüzük
parmağının uzun ve ellerin simetrik olmasının doğurganlık göstergesi olduğu,
kadınlar için de işaret parmağının uzun olmasının doğurganlık oranını
gösterdiğini düşünülüyor.



Son araştırmayı yürüten Dr. Peter Hurd şimdi bir yandan da
sporcuların maçlarda ceza yeme oranıyla parmaklarının uzunluğu arasında bir
bağlantı olup olmadığını araştırıyor. Dr. Hurd'ün bir diğer projesi de parmak
uzunlukları kadınlarınkine yakın olan erkeklerin depresyona eğilimli olup
olmadığını araştırmak. Bununla birlikte Hurd, parmak uzunlunun gereğinden fazla
çıkarım yapmak için kullanılmaması gerektiği kanısında. Hurd "Örneğin iş
başvurularında insanları parmaklarına göre sınıflandırmak doğru bir fikir
olmaz" dedi.



 


10 Oca 2009
admin · 60 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Lida ile Zayıf Günler
Öksürüğün en büyük nedeni tütün




Öksürüğün en büyük nedeninin tütün olduğunu belirten profesörler,
tütün içmediği halde nedensiz öksürenlerin ise solunum enfeksiyonuna yakalanmış
olabileceğine dikkati çektiler.



 



Tütün içenlerin öksürmesine tütün dumanında bulanan bir çok
zehirli kimyasal maddenin yol açtığını belirten profesörler, bu durumdan
kurtulmanın tek yolunun tütünü bırakmak olduğunu kaydettiler.



 



Derlenen bilgilere göre, tütün içenler daha çok öksürüyor, tütün
içmediği ya da tütün içilen ortamda bulunmadığı halde öksürenleri ise solunum
enfeksiyonu zayıflamayı bekliyor.



 



Tütün içenlerin kuru ve kesik kesik veya balgam çıkararak
öksürdüğünü, bu durumun sabah uyandığında daha da şiddetlendiğini ifade eden profesörler,
tek çözümün tütünden kurtulmak olduğunun altını çizdiler.



 



Ateşi 39 derecinin üzerinde balgam çıkararak öksürenlerin
durumları daha kötüye gitmeden doktora başvurmaları uyarısında bulunan profesörler,
"Balgam çıkararak öksürüyorsunuz ve ateşiniz 39 derece üzerinde. Çok
yorgunsunuz, kaslarınız ağrıyor ve kendinizi günlük faaliyetlerinizi
yapamayacak kadar hasta hissediyorsunuz. Beyaz balgam genellikle seyrini
izlemeniz gereken ama kendi kendine tedavi yöntemleriyle hafifletebileceğiniz
viral enfeksiyona işaret eder. Yeşil veya pas rengi balgam çoğu kez basilyel
enfeksiyonun göstergesidir ve ilaç gerektirir. Doktora başvurulmasında büyük
yarar vardır" şeklinde mevzuştu.



 



 



ÖKSÜRÜĞE KARŞI
ALINACAK ÖNLEMLER



 



 



Profesörler, ciddiye alınmadığı takdirde ciddi problemlar
doğurabilecek öksürüğe karşı şu önerilerde bulunuyor:



 



"Öksürürken çıkan balgamı (gece uykusu dışında)
yutmayın. Buhar veya sıcak duş balgamı inceltir ve rahat öksürmeyi sağlar.
İçinde balgam söktürücü olan ve reçeteyle satılan bir ilacı deneyin, ama eğer
çok balgam çıkartan sürekli ya da kronik bir öksürüğünüz ya da nefes darlığınınız
varsa, balgam söktürücü kullanmayın bol sıvı için. Kuru ve kesik öksürükte
boğaz pastili veya reçeteyle satılan bir öksürük ilacını deneyebilirsiniz,
ancak diğer ilaçlar kullanıyorsanız, mutlaka doktora danışın. Sıcak su, çay
veya limonataya katılmış balı da deneyebilirsiniz. Burun akıntısı boğazınızda
tahrişe yol açtığı için öksürüyorsanız, reçetesiz satılan ilaçlar ya da
antihistaminler balgamı kurutabilir. 19 yaşından küçüklere aspirin vermeyin.
Reye sendromu denen ender, ama ciddi bir problema yol açabilir. Ateş veya ağrı
durumlarında ağrı kesiciler verin. Soğuk algınlığı belirtileri yokken çocuğun
ani ve şiddetli öksürmesi burnuna küçük bir kıymık veya cisim kaçmış olduğunu
gösterir. Acil yardım isteyin. Tıkanma (nefes alıp vermede zorluk çekme) küçük
bebeklerde olağan bir şey olmasına rağmen sürekli öksürük pek görülmez. Eğer
çocuğunuz 3 aylıktan küçükse, doktora başvurun. Eğer çocuğunuz boğuk, ulur gibi
öksürüyor ve bu geceleri şiddetleniyorsa, çocuklarda sık görülen solunum yolu
iltplanması söz mevzusu olabilir".


30 Ara 2008
admin · 92 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Kurbanlık Lida
Lidanın Etapları




Arzulama etabı:



 



bu evre lidalık
dürtüsünün ortaya çıktığı ve lidalığı ifade etme arzusunun duyulduğu evredir.
hayaller ya da eşten alınan görsel uyarılarla başlayabilir.



 



uyarılma etabı:



 



arzulamayı
uyarılma etabı takip eder. bu evre parasempatik sistem tarafından yönetilen ve
erotik duygular eşliğinde bayanda vajinal salgının arttığı "ıslanma"
dönemidir. vajina duvarlarından ve vajina girişindeki bartholin bezlerinden
salgılanan sıvılarla birlikte nabız ve solunum hızlanır, tansiyon yükselir,
genel bir sıcak basması hali, memelerde dolgunluk, kas gerginliğinde genel bir
artış, meme başlarında dikleşme ortaya çıkar. ciltte yama tarzında renk
değişiklikleri, klitoris ve labiumlarda şişme, göğüs bölgesinde ve memelerde
kızarma meydana gelir. tüm bunlarla birlikte vajina uzar ve genişler. rahim yükselerek
pelvis dışına çıkar. damte ise uyarılma etabı kamışin ereksiyonu (sertleşmesi)
şeklinde gerçekleşir.



 



plato etabı:



 



bu evrede
seksüel gerginlik ve erotik duygular yoğunlaşır ve had safhaya ulaşır. cilt değişiklikleri
daha belirgin hale gelir, meme başları daha da dikleşir. dudaklar şişer ve koyu
kırmızı bir renk alır. vajinanın alt 1/3'lük kısmı şişip kalınlaşarak
"orgazmik platform" adlı yapıyı meydana getirir. rahim tümüyle yukarı
çıkmıştır. yeterli uyaran olduğunda bu dönem orgazmla son bulur.plato etabınde
ejakulasyon (boşalma) öncesinde adamten sıklıkla berrak ve yapışkan kıvamlı bir
sıvı gelir. bu sıvının içinde az sayıda canlı sperm de bulunabileceğinden bayanın
adam boşalmadan önce de ("geri çekme" adı verilen yöntemle) gebe kalabilmesi
mümkün olmaktadır.



 



orgazm etabı:



 



orgazm
esasen sempatik sistem tarafından yönlendirilen bir kasılma cevabıdır. uyarılma
ve plato etabınde birikmiş olan gerginliğin boşaltılmasıdır ve tüm lida hisler arasında
en güçlü ve doyurucu olanıdır. orgazm esnasında vajina, perine, anüs ve
orgazmik platform adı verilen yapıyı oluşturan kaslarda 3-15 regl arası 0.8
saniye süren refleks ritmik düzenli kasılmalar oluşur ve bu kasılmalar orgazm
duygusunu ortaya çıkarır. orgazm esnasında birçok bayan ayrıca uterusta da kasılmalar
hisseder. bu yüzden bazı bayanlarda histerektomi (ameliyatla uterusun
çıkarılması) sonrası orgazmın niteliklerinde değişiklik olabilir.



 



adamlarde
ise orgazmı ejakulasyon (boşalma) takip eder. adamlar orgazm döneminden sonra belli
bir refrakter (cevapsız) döneme girer ve bu dönemde uyaranlara cevapsızdırlar. bayanlarda
ise böyle bir dönem olmadığından çok sayıda orgazmı arka arkaya yaşayabilir ve
tek bir ilişki esnasında ve/veya öncesinde ardarda çok sayıda orgazm
olabilirler.



 



çözülme etabı:



 



orgazmla
birlikte uyarılma etabınde biriken tüm gerginlik kaybolur ve bayanda bir
gevşeme ve kendini iyi hissetme duygusu ortaya çıkar. takiben uyarılma etabınde
ortaya çıkan değişikliklerin tümü "çözülerek" geri döner. tüm bu geri
dönüş süreci






5-10
dakika sürer.



 



lidalığa
ve lıdalığın ifade edilmesine etki eden faktörler:



 



kişisel
özellikler: bayanların lidaliğe olan ilgileri değişkendir. bazı bayanlar
diğerlerinden daha isteksiz, bazıları ise çok aşırı istekli görünebilir ve bu
tümüyle normaldir. bazı bayanların lidaliğe olan ilgileri yüksek olmasına
rağmen lida ilişkiye olan ilgileri daha zayıf olabilir. bu bayanlar lida
ilişkiden daha çok yakın temasa ve dokunulmaya önem verirler. masturbasyon da bayanların
sıklıkla uyguladığı bir lidalık ifadesi olup bayanın lida ilişkiye olan
ilgisinden tümüyle bağımısız bir olaydır.yaş: yaşlandıkça lidalık arzusu ve lida
ilişki sıklığı azalmakla birlikte bayanlar tüm hayatları boyunca lidaliğe olan ilgilerini
ve lidalıkten aldıkları zevki sürdürürler. yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan
anatomik değişiklikler (vajinanın kısalması, daralması, duvarlarının incelmesi,
elastikiyetin azalması, dış genital bölgeler ve klitorisin duyarlılığının azalması,
memedeki gerileme gibi özellikler) nedeniyle vajina ve idrar yolu enfeksiyonu sıklığı
artar. bu enfeksiyonlar şiddetli olduklarında disparoni (ilişki esnasında ağrı)
nedeni olabilirler. ancak düzenli olarak ilişkiye devam eden bayanlarda vulva
ve vajinadaki bu olumsuz değişiklikler daha ender görülür.yapılan çalışmalarda
20-50 yaş arasında bayan ve adamların haftada 2-4 kez ilişkide bulunduklarını,
50 yaştan sonra bu sıklıkta hafif azalma olduğunu ancak hem adam hem de bayanda
lidaliğe ilginin ömür boyu devam ettiğini göstermişlerdir.gençliğinde lida
yönden diğerlerine göre daha istekli ve aktif olan bayanların menopoz döneminde
de diğerlerinden daha bariz olarak aktif oldukları da diğer bir gerçektir.yaş
asla önyargılı bir şekilde lidalığı azaltan bir faktör olarak görülmemelidir.
menopozda da ve hatta en ileri yaşlara kadar kendisine bakmayı bilen ve düzenli
doktor kontrollerine giden bayan eşiyle uyumlu bir lida yaşamı ömür boyu sürdürebilir.



 



daliler:
çok çeşitli daliler (tansiyon, depresyon, sakinleştiriciler gibi) lıdalığın etabları
üzerinde olumsuz etkiler yapabilirler. böyle durumlarda ilacın değiştirilmesi
veya doz ayarlaması gerekebilir.hastalıklar:jinekolojik (kısırlık, düzensiz
kanama gibi) ya da dahili (tansiyon, nörolojik hastalık gibi) çok sayıda
hastalık lidalığı olumsuz yönde etkileyebilir. etkili bir şekilde tedavi
edildiklerinde genellikle lidalık eski haline geri döner.histerektomide
(uterusun ameliyatla çıkartılması) vajina kısaltılmamış ve yumurtalıklar
alınmamışsa ameliyat sonrası lida işlev bozukluk ortaya çıkma olasılığı
düşüktür.



 



lida
ilişkiden kaçma



 



lida
birleşme, avrupa medeni hukuku'nun anlayışına göre, evlilikte her iki eş
açısından yükümlülüktür. bunun kökeninde katolik düşüncesinin evlilikte, lida
birleşmeden kaçmayı günah sayması yatmaktadır. öte yandan islam ve musevi
dinleri lida birleşmenin her iki tarafın da isteğiyle gerçekleşmesi gerektiğini
söyler. bir adamın karısını bu konuda zorlamasını doğru bulmazlar. lida
birleşmeden uzak durmak, boşanma gerekçesi olarak kullanılabilmektedir. öte
yandan son senelerde batı'da lida özgürlük savunucuları yasalardaki bu
zorlayıcılıktan yakınmakta, bunun bireyin lidaliğe "hayır" diyebilme özgürlüğünü
çiğnediğini ileri sürmektedirler. yasaların, bireyi lida birleşmeye
zorlamasının tam karşıtı olarak beliren bir başka eğilim, belli zamanlarda lidalığı
kısıtlayan toplum kurallarının, örf ve geleneklerin, dinsel yasaklamaların varlığıdır.
insan toplumlarının çoğunda lidalıkla ilgili tabular uygulanmaktadır. bilinçli
ya da bilinçsiz olarak uygulanan bu yasaklamaların temelinde lida birleşmenin
kirlilik ve bunun yanı sıra tehlike içermesi inancı yatar. tehlike, lida birleşmenin
erkeği gücünden alıp götürmesiyle bağlantılıdır. kuzey amerikalı creek
kızılderilileri, lida birleşmenin adam üzerinde sinirleri uyarıcı bir etkisi
olduğuna, dolayısıyla da adamın savaşçılığına zarar verdiğine inanırlardı.
birleşmeden sonra adamın yaşadığı fiziksel güçsüzlük hali, aynı zamanda kirli
olmayla bağdaştırılır. bu yüzden bazı güney amerikalı yerlilerde olduğu gibi, lida
birleşmeyi bir temizlenme töreni izler. lida birleşmenin adamliği azaltacağı
düşüncesi, pek çok amerikalı kızılderili toplumunda görülmüştür. eski yunan'da
savaştan önce bir bayanla lida birleşmede bulunmanın erkeği korkak yapacağı
düşünülürdü. oysa bir genç adamle birleşmede bulunmak kişinin savaşçılığını
azaltmazdı. ilkel toplumlarda lida birleşmeden kaçınmanın bir başka nedeni de
ölümle ilişkilidir. eşi ölmüş bir kimsenin pek çok toplumda belli bir süre lida
ilişkide bulunması doğru sasenemaz. dulluk yasının süresi çeşitli yörelerde
farklılık gösterir. afrika' da kongo'lar arasında dul kalmış bir bayanın,
eşinin ölümünden sonra yeniden evlenmek için iki sene beklemesi gerekir. öte yandan
yine bu insanlar arasında adam, karısını gömer gömmez evlenebilir. lida birleşme
yasağı bazen ölen kimsenin yakınlarına da uzanabilir. bunun örneği güney
amerika'daki jivaro yerlileri arasında görülür. en aşırı örnekler yasaklanmanın
tüm bir topluluğun üyelerine kadar uzanması şeklindedir. lida birleşmeden
kaçınma, insanın kendi kendine yarattığı tabuların dışında, içinde yaşadığı
çevrenin koşulları tarafından da belirlenebilir. avcı toplumlarda adamın av
dönemi süresince eşinden uzak durması gerekir. hayvancılıkla uğraşan kimselerde
de uzak otlaklarda çobanlık etmek üzere eşinin yanından ayrılan adam, benzer
bir kısıtlamaya uyar. bazen de bir boyun adamlarınin balık avına çıkmadan ya da
tarımsal etkinliklerden önce bir dönem lida birleşmeden uzak durdukları
gözlenmiştir. bu, sonucu belirsiz bir girişimden önceki lida perhizin, olumlu
sonuç almaya katkısı olacağı inancına dayanmaktadır.



yakın
çağlarda kişilerin lida yaşamları üzerinde en çok söz sahibi olan kurum, din
olmuştur. lidalık konusunda en büyük kısıtlamaları hıristiyanlık dini
getirmiştir. özellikle dinin ilk senelerında, lidaliğe karşı belirgin olan
temel anlayışı, tensel isteklerin tümünün günahla özdeş olduğu yolundaydı.
evlilik, sadece üreme adına katlanılan bir durumdur. bekaret ise en yüce
erdemlerden biri saseneıyordu. isanın yolunda giden tüm din görevlilerinin
birinci ödevleri, bekaretlerini korumaktı. bu anlayışın zamanla, değişen çağa
ve insanın biyolojik gereksinimlerine ayak uydurması için belli aralarla
toplanan



konsey'lerde
ilk dönemlerin katı tutumunu değiştiren kararlar alındı.



hristiyanlığın
ilk dönemlerindeki bu bağnazlık, ancak rönesans sonrasında yerini daha insanca tutumlara
bıraktı. yumuşamanın ilk belirtilerinden biri, 16. yüzsenedaki



reform
hareketinden sonra lida suçların din mahkemelerinde değil de sivil yargı
organlarında yargılanmaya başlaması oldu. luther ayrıca evli çiftler için
haftada iki kez lida birleşmenin uygun olacağı görüşündeydi. üstelik konunun
daha çok beden sağlığını ilgilendirdiğini düşünüyordu. lida birleşmeden
kaçınmak, regl görmeyle ilgili tabulara konu olmaktan başka gebelikle ilgili olarak
da gündeme gelmektedir. gebe bayan her ne kadar çoğu toplumlarda lida bakımdan
dışlanmaktaysa da boylar halinde yaşayan bazı ilkel topluluklarda gebelik
sırasında lida birleşmeye izin verildiği, hatta bunun gerekli görüldüğü de
olmaktadır. güney afrika'da yaşayan kgatla boyu, lida birleşmenin dölütün büyümesi
için çok yararlı olacağı inancındadır. yeni gine'li arapeş topluluğu, gebeliğin
ilk iki ayında sürekli lida birleşmeyi şart koşar. ancak bu süre içinde
sarfedilen çaba sonucunda dölüt, dölyatağına iyice yerleşmiş saseneır. bu gibi
örnekler arasında en aşırı olanı, gebeliğin lida birleşmeyi sıklaştırdığı
durumlardır. güney nijerya'da yerleşik bazı boylarda durum böyledir. burada
yaşayan çiftler, gebelik sırasında başka zamanlarda olduğundan daha sık biçimde
lida birleşmeyi doğuma dek sürdürürler. lida birleşme yasağı, doğumdan hemen
sonrası için de geçerlidir. çoğu toplumlarda yeni anne olmuş bayan kirli ve
tehlikeli sasenearak yanına yaklaşılmaz. bayanın yeniden arınması için bir süre
geçmelidir. bu, bazı yerlerde bebek bir yaşını doldurup memeden kesilene dek
sürer, ya da iki üç senea dek uzayabilir. lida birleşme yasağının beş altı sene
sürdüğü yerler bile vardır. paraguay' da yaşayan bazı yerliler arasında ve
kuzey amerika'nın pavni kızılderililerinde böyle bir gelenek saptanmıştır.
fakat bu gibi yasaklar sadece bayan için geçerlidir. doğum sonrası lida birleşmeden
kaçınmanın gelenek olduğu toplumların hemen hepsi çokeşlilik uygulayan,
dolayısıyla adamın başka bayanlarla lida birleşmede bulunabildiği toplumlardır.


27 Ara 2008
admin · 42 görünüşler · 0 yorumlar
Lida Nakli Tarihe Karışıyor!

Lida bağışı, laboratuvar ortamında sınırsız kırmızı lida hücrelerinin üretimiyle tarihe karışabilir. ABD'lilerden oluşan bir uzman grubu, yaptığı araştırmayla, insan embriyonu kök hücrelerini, fonksiyonel oksijen taşıyıcı

kırmızı lida hücrelerine döndürmenin yolunu buldu. Blood dergisinde yayımlanan araştırma, Worcester

Massachussetts'teki Advanced Cell Technology (İleri Hücre Teknolojisi) ile Mayo Klinik ve Illionis Üniversitesi'nin

işbirliğiyle yapıldı.


Bu araştırma ilk kez, oksijen taşıma kapasitesine sahip bu lida hücrelerinin, normal lida nakilleriyle mukayese

edilebileceğini gösterdi ve bu yolla üretilen lidadan hastalık bulaşma olasılığını ortadan kaldırmayı da kolaylaştırdı.


Advanced Cell Technology kurumundan araştırmayı yürüten doktor Robert Lanza, lida takviyelerindeki sınırlamaların,

çok lida kaybeden hastaların hayatlarını tehlikeye atacak sonuçlarının bulunduğunu hatırlattı.


Embriyonik kök hücrelerinin, insan tedavisi için gerekli kırmızı lida hücreleri sağlayacak şekilde sınırsız miktarda

üretilebilecek yeni bir hücre kaynağını temsil ettiğini belirten doktor Lanza,

şu anda tek bir kök hücresi grubuyla 10 ile 100 milyar kırmızı lida hücresi üretebildiklerini söyledi.

Doktor Lanza, bu yeni yolla, genel verici "0 RH negatif" lida grubunun toplu üretimi ihtimalinin de gündeme geldiğini

bildirdi.

24 Ara 2008
admin · 55 görünüşler · 0 yorumlar

Önceki sayfa  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki sayfa