Takvim

Aralık 2009
PztiSalÇrşPerCumCmtsiPaz
 << <Eyl 2010> >>
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031   

Şu anda kimler hatta?

Uye: 0
Ziyaretçi: 1

Ilan

rss Sindikasyon

Arşivler

Linkler

Bu tarihde yollanınan yazıların ilanı: 01/01/01

Lida Kalori ve Obezlik http://www.lidabayi.com/

Amerikalıların beslenme şekillerinin etkileri

Amerikalılar, dünya üzerinde kendilerini, boş kalorili ya da abur cubur da denilen, besinsel açıdan yetersiz, yüksek kalorili yiyeceklerle sabote etme lüksüne sahip olmuş ilk insanlar arasındadırlar. “Boş kalori” ile içinde besin ve lif olmayan yiyecekleri kastediyorum. Eskisine göre çok daha fazla sayıda Amerikalı bu yüksek kalorili yiyecekleri yiyor ve hareketsiz bir yaşam sürüyorlar; bu tehlikeli bir kom­binasyondur.

Lida ürünüyle obezite hastalığına çare olmak isteyen Çin, 3 sene önce geliştirdiği lidayla yavaş yavaş Dünya’da obezite sorununa çare olmaktadır. Çoğu kişi bu ürünün hiç bir şekilde işe yaramadığını belirtmektedir. Lakin sabırla ve düzenli bir şekilde lida kullanan kişiler bu durumun tam tersi olup zayıfladıklarını söylemektedirler.

Birleşik Devletlerdeki bir numaralı sağlık sorunu obezitedir. Günümüzdeki trend devam ederse 2230 yılında Birleşik Devletlerdeki bütün yetişkinler obez olacaktır. Ulusal Sağlık Enstitüsü, ölüm oranlarının ikiye katlanmasıyla obezite ara­sında bir ilişki olduğunu tahmin etmektedir ve bu topluma yılda 100 milyar dolara mal olmaktadır. Diyet yapanlar için durum daha da cesaret kırıcıdır, çünkü kilo vermek için o kadar para harcadıktan sonra, diyet yapanların yüzde 95′i verdikleri bütün kiloları geri aldıkları gibi, sonraki üç senede kiloları eskisine göre artmaktadır. Bu inanılmaz yüksek başarısızlık oranı kilo verme programlarının çoğu için geçer­lidir. Eğer lida kullanırsanız obezlik sorunu diye birşey olmaz.

Obezite ve onu izleyen hastalıklar, doktorların önüne üste­sinden gelinmesi zor bir iş koymaktadır. Doktorlar da, obezite tedavisi uzmanları da, hastaların çoğunun sağlığında uzun vadeli bir etki yapmakta başarısız olmaktadırlar. Araştırmalar, ilk zamanlardaki kilo kaybım takiben kiloların tekrar alın­dığını göstermektedir.

Genetik olarak yağı daha etkin bir şekilde depolayan kişiler, yiyeceğin az olduğu ya da açlığın yaşandığı binlerce yıl öncesinde hayatta kalma konusunda avantaja sahip olabilir­lerdi, takat günümüzün modern yiyecek bolluğunda bu kişiler hayatta kalma konusunda dezavantajlıdırlar. Ebeveynleri obez olan kışı erin obez olma riski on kat fazladır. Diğer yandan, obez ailelerin besledikleri ev hayvanları da obez olmaktadır ki bunun genetik olmadığı kesindir. Bu nedenle, obeziteyi, seçilen yiyeceklerin, hareketsizliğin ve genetiğin oluşturduğu bir kombinasyon belirlemektedir. Kişi genlerini değiştireme­yeceğinden, onları suçlamak bu sorunu çözmez. Amerikalılar obezitenin nedenlerine dürüst bir şekilde bakmaktansa, muci­zevi bir kur arıyorlar; sihirli bir diyet ya da çaba harcamadan uygulayabilecekleri bir hile bulmayı umuyorlar.

Obezite sadece kozmetik bir mesele değildir; birçok araştır­manın bulduğu gibi aşırı kilo erken ölüme neden olur. Aşırı kilolu kişilerin, kalp hastalığı ve kanser de dahil olmak üzere, birçok nedenden dolayı ölme olasılığı daha fazladır. Kilo prob­lemi olan kişilerin üçte ikisinde hipertansiyon, diyabet, kalp hastalığı ya da obezite ile ilgili bir başka hastalık bulunmak­ta. Birleşik Devletler’de erken ölümün başlıca nedeni obezitedir. Diyet yapmak hemen hemen her zaman başarısız o duşundan ve obezitenin taşıdığı sağlık riskleri çok tehlikeli olduğundan gittikçe daha fazla kişi kilo vermek için umutsuz bir şekilde ilaçlara ve cerrahi prosedürlere yönelmektedir.

Bu kitaptaki tavsiyeleri kullanan hastalarımın birçoğunun son on yılda elde ettiği başarılar, hastalık ve ölüm riski taşıyan cerrahı kilo azaltma teknikleri ile elde edilen sonuçlara mey­dan okuyacak niteliktedir.

Kilo Azaltmak İçin Yapılan Ameliyatlar ve Riskleri
Ulusal Sağlık Enstitüsü’ne (NIH) göre, kan pıhtılarından kaynaklanan yara problemleri ve komplikasyonları, gastrik bypass ve gastroplasti ameliyatlarından sonra görülen yaygın sorunlardır. Ayrıca NIH, obezite nedeniyle cerrahi müdahale görenlerde, beslenme ve metabolizma ile ilgili önemli komplikasyonlar, gastrit, yemek borusunda özofajit, daralma ve fıtık görüldüğünü bildirmiştir. Hastaların yüzde 10′undan fazla­sının, ilk ameliyattan kaynaklanan sorunları çözmek için ikinci bir ameliyat olması gerekmiştir.

Bir başka çekici görünen çözüm yolu ise liposuctiondır. Araştırmalar liposuctionun bir sürü yan etkisi olduğunu gös­termektedir; ölüm de bu yan etkilerden biridir! Kuzey Ame­rikalı sertifikalı 1200 aktif plastik cerrah üzerinde yapılan gün­cel bir araştırma, her 100,000 liposuctionda yaklaşık 20 ölüm vakasıyla karşılaşıldığını doğrulamıştır. Oysa cerrahide kabul edilebilir ölüm oranı 100,000′de l’dir. Amerika’da motorlu araçlarla yapılan kazalarda ölüm oranının 100,000′de 16,4 olduğu düşünüldüğünde, liposuctionm tehlikesiz bir prosedür olmadığı ortaya çıkar. Liposuction tehlikelidir

Obezitenin Neden Olduğu Sağlık Problemleri
- Erken ölümlerin artması - Lipit bozuklukları
- Yetişkinlikte başlayan diyabet - Uykuda nefesin kesilmesi
- Hipertansiyon - Safra taşları
- Dejeneratif arterit - Karaciğerin yağlanması
- Koroner Arter Hastalığı - Kısıtlayıcı akciğer hastalığı
- Kanser - Gastrointestinal hastalıklar
24 Eki 2009
admin · 105 görünüşler · 0 yorumlar
Dirsek kırıkları




Çocuklar yüksek fiziksel aktivite nedeniyle sık sık
düşerler. Özellikle kol düzken el üzerine düşme sıklıkla dirsek kırığı ile
sonlanır. Bu kırıklar tüm çocuk kırıklarının % 10 unu oluşturur.



 



Kırık tipleri



 



Dirsekte değişik tiplerde kırıklar meydana gelebilir.



 



Dirsek üstü (suprakondiler) kırıklar- Üst kol kemiği
(humerus) dirseğin hemen üstünden kırılmıştır. Genellikle 8 yaş altında
görülür. En sık ve en ciddi kırıktır. Çünkü sinir hasarına ve dolaşım
bozukluğuna neden olabilir.



Dirsek makarası (kondiler) kırıklar- Bu kırıklarda üst kol
kemiğinin dirsek eklemini oluşturan makarasının bir parçası kırılmıştır. Bu
kırıkların dikkatli tedavsii çok önemlidir . Aksi halde dirsekteki büyüme plağı
zedelenerek büyümeyle ortaya çıkan dirsek eğrilikleri görülebilir.



Dirsek çıkıntısı (epikondiler)kırıkları- Dirsek makarasının
iki yanındaki epikondil denilen çıkıntıların kırığıdır. 9-14 yaşlarında ve iç
taraftakinde sıktır.



Büyüme plağı kırıkları- Üst kol ve ön kol kemiklerinin
büyüme plakları dirseğe yakın kemik uçlarındadır. Bu plaklardaki kırıklarda
büyümenin bozulması veya asimetrik olması en önemli komplikasyondur. Bu nedenle
çok dikkatli tedavi edilmeleri gerekir. Çok iyi tedavi edilenlerinde bile daha
nadir de olsa büyüme plağı kökenli büyüme problemleri görülebilir.



Önkol kırıkları- Bir dirsek zorlanmasında önkolun başparmak
tarafındaki kemiğinin (radius) başı kırığı veya ezilmesi görülebilir. Bazen bu
kırığa dirsek çıkığı da eklenebilir. Dirsek ucu (olecranon) veya diğer önkol
kemiğinin (ulna) kırığı nadirdir.



Belirti ve şikayetler



 



Tüm tip kırıklarda benzer yakınmalar vardır.



 



 



Ani ağrı



 



Duyarlıiyet



 



Şişme (hafif veya şiddetli olabilir)



 



Hareket kısıtlılığı



Tanı ve tedavi



 



Düşme sonucu evladınızın dirseğimde bir problemle
karşılaştıysanız zaman geçirmeden doktora başvurunuz. Doktorunuz öncelikle bir
damar ve sinir hasarı olup olmadığına bakacaktır. Sonra röntgen incelemesi
yapılır. Bazen her iki dirseğin karşılaştırmalı röntgeni gerekebilir.



 



Tedavi kırığın yerine ve derecesine göre değişir. Kaymamış
veya bazı çok az kaymış kırıklarda 3-5 hafta tam veya yarım alçı uygulaması
yeterli olabilir. Bu süre içinde zaman zaman kontrol röntgenleri ile kırığın
kayıp kaymadığının kontrolü gerekebilir.



 



Kırık kaymışsa onu yerleştirmek gerekir. Bazen yerleştirme
işlemi cerrahiye gerek kalmadan elle yapılabilir. Bu işlemin genel anestezi
altında yapılması idealdir. Ancak kaymış dirsek kırıklarının çoğu cerrahi
gerektirir. Bazı tip kırıklarda elle düzeltmeye çalışmak sakıncalı olduğundan
doktorunuz direkt cerrahi önerecektir. İyi bir cerrahi sonunda dirsek tamamen
normale döner.


27 Oca 2009
admin · 128 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Ucuz Kurbanlık Lida
Bel Acısının Sebebleri Nelerdir ?




 



Bel acısının pek çok sebebi vardır. Bizim en sık
rastladığımız mekanik bel acısıdır. Bundan diğer tümör, infeksiyon, inflamatuar
zayıflamal Zayıflamalar, kireçlenmeler, bel fıtığı dediğimiz “disk kayması”,
doğuştan olan kemik anomalileri ve bel kaymaları (spondilolistezis), bel acısı
sebebidir.



 



Bel Acısında Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır ?



 



 



Sık sık tekrar eden ve istirahatle geçmeyen, şiddeti
gittikçe artan bel ağrılarında, bel acısı ile birlikte bacakta ağrı, uyuşma vs.
varsa mutlaka doktora başvurulmalı ve zayıflamayın teşhisi konmalıdır.



 



 Acısında Risk
Faktörleri Nelerdir ?



 



 



Meslekle ilgili olan faktörler:



 



Ağır fiziksel aktivite ve ağır kaldırma gerektiren meslekler.
(Ör: İnşaatlarda çalışanlar)



Devamlı öne eğilme, eğilerek dönme gerektiren meslekler.



Araba, otobüs, kamyon, kullanma gibi vücudu sürekli
vibrasyona maruz bırakan meslekler.



Uzun süre ayakta durma veya oturma gerektiren meslekler.



Bütün bu saydığımız durumda çalışmak zorunda olan kişilerde
bel acısı ve bel fıtığı görülme riski artmaktadır.



 



Bel Acısında Risk Faktörleri Nelerdir ?



 



Meslekle ilgili olan faktörler:



Ağır fiziksel aktivite ve ağır kaldırma gerektiren
meslekler. (Ör: İnşaatlarda çalışanlar)



Devamlı öne eğilme, eğilerek dönme gerektiren meslekler.



Araba, otobüs, kamyon, kullanma gibi vücudu sürekli
vibrasyona maruz bırakan meslekler.



Uzun süre ayakta durma veya oturma gerektiren meslekler.



Bütün bu saydığımız durumda çalışmak zorunda olan kişilerde
bel acısı ve bel fıtığı görülme riski artmaktadır.



 



 



Sportif aktivitelerle ilgili risk faktörleri:



 



Futbol, halter, kürek ve güreş sporlarıyla uğraşan kişilerde
bel acısı sıklığı artmaktadır.



 



Kişisel risk faktörleri:



 



Yaş: Bel acısı bütün yaş gruplarında görülmekte beraber
yaşın ilerlemesi ile birlikte görülme sıklığı artmaktadır. Bunda da en önemli
etken omurganın dejenerasyonudur. Postür bozuklukları, karın ve sırt kaslarında
güç azalması yine önemli risk faktörüdür.



 



 



Psikolojik risk faktörleri



 



İşinden memnun olmama, işini sevgöğüs veya takdir edilgöğüs,aile
içi problemlar gibi durumlar bel acısında risk faktörleri arasında
sayılmaktadır.



 



Omurganın Yapısı ve İşlevi



 



Omurga vücut hareketlerinin eksenini oluşturur, gövdeye
destek verir ve omuriliği korur. Boyunda ve belde açıklığı arkaya, sırtta ise
açıklığı öne bakan normal eğrilikler vardır. Bunlar vücudun dengesi yönünden
önemlidir.



 



Omurganın hareket birimi, üst üste duran iki omur
gövdesiyle, bunların arasındaki etrafı liflerle çevrili, ortası katı jel
kıvamındaki disk, omurga eklemleri ve bu eklemlerin kapsüllerinden oluşan
bölümdür. Kaslar ve bağlar omurların değişik yerlerine tutunur. Omurga, omurga
kasları yardımıyla dik durur ve hareket eder. Bağlar ve eklem kapsülleri de ek
destek verir.



 



Duruşları normal olmayan ve spor yapmayan insanlarda, eklem
kapsülleriyle bağlar aşırı gerilir ve gevşer. Omurga eklemleri üzerine binen
yük artar. Doğal duruşları bozulur. Sonuç; ağrı ve erken dönemde yıpranmadır.



 



Özellikle beldeki eğriliğin artması ve belin çukurlaşması,
eklem yüzeylerinin birbirine yaklaşmasına ve birbiri üzerinde kaymasına sebeb
olur. Bu da eklem kapsülünü gerer ve belde sık görülen ağrılara sebeb olur.



 



Bel bölgesi, 5 bel omurundan oluşur. Bu omurların arasında 5
adet disk vardır ve omurganın en geniş yüzeye sahip diskleridirler. Bu
disklerin görevi yük taşımak ve omuriliği korumaktır. Disk üzerine gelen kuvvet
postür (duruş) ile yakından ilişkili olup, sırtüstü yatar durumda 25 kg iken,
eğik oturur pozisyonda 250 kg'a kadar çıkmaktadır



 



Bel Eğitiminde Neler Yapılabilir?



 



 



Vücut postürünün düzeltilmesi.



(Postür, insanın duruş biçimidir)



 



Belin fonksiyonunu sağlıyan tüm kaslarda yeterli gücün
yeniden elde edilmesi.



 



Günlük yaşam aktivitelerinde uygun postürün ve bunu devamlı
korunmasının öğrenilmesi.



 



Günlük yaşam aktivitelerinde beli zorlamadan eğilme,
kaldırma, itme, çekme, dönme ve oturma hareketlerinin nasıl yapılacağının
öğrenilmesi.



 



Bel acısına katkıda bulunan bütün psikososyal, mesleki ve
kişisel emosyonel faktörlerin araştırılması ve ortadan kaldırılması gereklidir.



 



 



Bel Acısında Sporun Önemi Nedir ?



 



 



Sporlar bel acısında tedavinin önemli bir parçasıdır. Sporun
etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz:



 



Gevşemeyi sağlamak,



 



Ağrıyı azaltmak, spazmı çözmek.



 



Zayıf kasları güçlendirmek.



 



Spinal dokularda (belde) mekanik yüklenmeyi azaltmak.



 



Vücudun genel fiziksel uyumunu artırarak olası zorlanmaları
önlemek.



 



Postürü düzeltmek.



 



Omurganın mobilitesini artırmak.



 



Denge ve koordinasyonu artırmak.



 



Orta hızla tekrarlanan hareketler spesifik dokuların,
özellikle disklerin beslenmesini artırır.



 



Kısa sürede işe dönüşü sağlar.



 



Ayrıca sporlar sıkıntı ve depresyonu azaltarak, kişide bir
gevşeme ve rahatlama sağlamaktadır.



 



 



Bel Sağlığı Eğitiminde Ne Gibi Kurallara Dikkat Edilmelidir
?



 



 



Bel acısından yakınan kişilere bel eğitimi için bazı
önerilerde bulunabiliriz.



 



Hareketsiz kalmayın. Yetersiz hareket, vücuttaki doku ve
organların gereği gibi beslenmesini düzenleyen, yaşam için önemli metobolizma
olaylarını olumsuz yönde etkiler. Yeteri kadar hareket etmeyen organizmada,
belli vücut bölgelerinin beslenmesi aksar ve metabolizma artıklarının vücut
dışına atılması azalır. Yetersiz hareketin en önemli olumsuz sonucu, kas ve
kemiklerin zayıf kalmasıdır.



 



Hareketli olmak, tüm vücut fonksiyonlarını canlı tuttuğu
gibi, aşınma, yıpranma ve kuvvet yitirilmesini de önler. Tüm eklemler gibi,
omurga disklerinin beslenmesi de emme-basma tulumba mekanizmalarıyla
gerçekleşir. Bu yüzden sürekli oturmak veya ayakta durmak bel hastası için
sakıncalıdır. Vücut pozisyonunun sık sık değiştirilmesi, omurganın kemik
yapısının ve disklerin daha iyi beslenmesini sağlar, dolayısıyla vaktinden önce
aşınıp yıpranmasını önler.



 



Bel ve sırtınızı dik tutun. Omurga için en rahat ve uygun
olanı bel ve sırtın düz durduğu pozisyondur. Güçlü bel ve karın kasları, belin
düz durmasını kolaylaştırır. Bu nedenle de intizamlı spor gereklidir.



 



Kötü duruş sırtta kamburluğu, belde de iç çöküklüğü artırır.
Erken dönemde kalıcı kambur oluşur.



 



Yerden bir şey alırken öne doğru eğilmeyin, çömelin.
Omurganın en çok zorlandığı pozisyonlardan biri, gergin dizlerle öne eğilip
yerden bir şey almaktır. En iyisi çömelmektir. Bu durumda omurga düz duracağı
için çok daha az zorlanır.



 



Sizin için ağır cisimleri kaldırmayın. Ağır kaldırmak, belin
alt bölgesindeki diskleri zorlar. Sık sık bel acısından yakınanlar, kesinlikle
ağır yük taşımamalıdır. Eğer ağır bir yük taşıma zorunluluğu varsa, eldeki eşya
olabildiğince vücuda yaklaştırılarak, hatta dayanarak götürülmelidir.



 



Taşıdığınız ağırlıkları ikiye bölün ve vücudunuza yakın
tutun. Bu şekilde omurgaya binen yük eşit dağılacağı için diskler tek yönlü
zorlanmayacaktır.



 



Otururken belinizi düz tutun ve sırtınızı bir yere dayayın.



Zamanın çoğunu oturarak geçiren insanlar, sürekli masa
başında çalışanlar, sürekli araba kullanmak zorunda olanlar için bu önemli.
Sürekli masa başında oturmak zorunda olanlar, ayakların altına küçük bir
yükselti veya iskemle koysunlar ve kolları da koltuğun yanlarına dayasınlar.
Otururken de sık sık pozisyon değiştirsinler.



 



Ayakta dikilirken dizleri gergin tutmayın. Yüksek topuklu
ayakkabılar da beli çukurlaştıracağı için omurgayı zorlar. Topukları ve
tabanları yumuşak ve alçak topuklu ayakkabı giyilmelidir.



 



Taşıdığınız ağırlıkları ikiye bölün ve vücudunuza yakın
tutun. Bu şekilde omurgaya binen yük eşit dağılacağı için diskler tek yönlü
zorlanmayacaktır.



 



Otururken belinizi düz tutun ve sırtınızı bir yere dayayın.



Zamanın çoğunu oturarak geçiren insanlar, sürekli masa
başında çalışanlar, sürekli araba kullanmak zorunda olanlar için bu önemli.
Sürekli masa başında oturmak zorunda olanlar, ayakların altına küçük bir
yükselti veya iskemle koysunlar ve kolları da koltuğun yanlarına dayasınlar.
Otururken de sık sık pozisyon değiştirsinler.



 



Ayakta dikilirken dizleri gergin tutmayın. Yüksek topuklu
ayakkabılar da beli çukurlaştıracağı için omurgayı zorlar. Topukları ve
tabanları yumuşak ve alçak topuklu ayakkabı giyilmelidir.



 



Yatarken bacaklar gergin olmasın. Sırtüstü yatarken dizlerin
altına konacak küçük bir silindir yastığın büyük yardımı dokunur. Yan yatarken
de dizlerin arasına yastık konmalı. Yüzüstü yatış bel acısı olanlar için uygun
bir pozisyon değildir.



 



Spor yapın, imkanı olanlar için yüzme bel acısında
yapılabilecek en ideal spordur. (serbest, sırtüstü) Ayrıca hızlı tempolu
yürüyüş yapılabilir ve bisiklete binilebilir.



Omurga kaslarını intizamlı çalıştırın. Bu da intizamlı sporla
olur. Bu sporlar hiçbir zaman zorlanarak ve sert yapılmamalıdır.



 



Aniden Ortaya Çıkan Bel Acısında Ne Yapılmalı ?



 



 



Bir ağır kaldırma, ani hareket veya ani bir öksürme,
hapşurma neticesi bir anda oluşan ve kişiyi hareketsiz bırakan bel ağrılarının
önde gelen nedeni aşınmış yıpranmış disklerin kayarak omurga bağları yada
sinirler üzerine baskı yapmasıdır. Bu durumda hemen sırtüstü yatıp, dizlerin,
bacakların altına birkaç minder veya bir sandalye koyarak gevşemeye
çalışılmalı. Bu tür ağrılarda 5-10 dakikalık buz mesajı yapılabilir. Ağrıyı ve
kas spazmını azaltmada faydası olur. Akut durumda soğuk uygulama faydalıdır. Bu
dönemde uygulanacak sıcak ağrıları daha da artırabilir. Sıcak tedavi, ağrılar
devamlı hale gelince (kronikleşince) uygulanır.



 



Günlük Yaşantı İçin Öğütler:



 



 



Bel acısı olan kişilerin bel eğitimi kurallarını günlük
yaşantıya aktarmaları çok önemlidir.



 



Sürekli oturmaktan yada ayakta dikilmekten kaçının. Sık sık
pozisyon değiştirin.



 



Ev hanımları, işinize sık sık ara verin ve gevşemiş olarak
dinlenin.



 



Ütü yaparken, üzerinde bastığınız ayağınızı sık sık
değiştirin. Ayağınızın birini yüksekçe bir yere koyarsanız belinizin yükünü
azaltmış olursunuz.



 



Bulaşık makinanızı vücudunuz dönük iken boşaltmayın. Elinizi
bir yere dayayın, çömelin ve makinayı öyle boşaltın.



 



Bacaklarınız gerginken öne eğilmeyin. Yerden bir şey alırken
dizlerinizi biraz bükün. Ağır bir şey kaldırırken de belinizi düz tutun, cismi
vücudunuza mümkün olduğunca yaklaştırarak kaldırın.



 



Yatak ve koltuklar çok yumuşak olmamalı.



Elektrik süpürgesini kullanırken dik durun. Faraşla yerden
bir şey alırken çömelin.



 



Omurgadaki erken aşınma ve yıpranmalar bir kez yapılan
yanlış davranış değil, sık sık tekrarlanan hatalı hareketler sonucudur. Onun
için yapılan hareketlere her zaman dikkat edilmelidir.



 



Her gün biraz spor yapmayı deneyin.



 



Bel Sağlığında Beslenmenin Önemi Nedir ?



 



 



Bel acısı olan kişilerin bel eğitimi kurallarını günlük
yaşantıya aktarmaları çok önemlidir.



Bel acısında beslenmenin ne etkisi olabilir diye
düşünülebilir. Ancak dikkat edilirse, toplumumuzda bel acısından yakınanların
bir çoğunun az hareket ettiği, çok yemek yediği ve yediklerine de dikkat
etmedikleri gözlenebilir.



 



Sonuç; fazla kilolar, yüksek tansiyon, şeker zayıflamayı,
damar sertliği, zayıflamal Zayıflamalar ve eklemlerde erken dönemde aşınma ve
yıpranmalar. Beslenmede temel kural, yaşam boyu normal kilonuzu koruyabilecek
ölçüler içinde yemenizdir.



 



Yemeklarla yeterli kalsiyum alımı, D vitamini ve güneş ışığı
kemik yapısı için son derece önemlidir. Bunlara dikkat edilmezse erken yaşta
osteoporoz gelişebilir. Bu da yaşlılıkta bel ve sırt ağrılarının önde gelen
nedenidir.



 



Bel Fıtığında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ?



 



 



Bel fıtığında fizik tedavinin amacı; dolaşımı sağlamak,
beslenmesi bozulan bel bölgesindeki kas spazmını çözmek, enflamasyonu gidermek
ve disklerin beslenmesini normale getirmektir. Bunun için çeşitli fizik tedavi
uygulamaları yapılır.



 



Bunlar:



Yüzeyel sıcak: Hot pack, Enfraruj.



Derin ısıtıcılar: Ultrason, kısa dalga diatermi.



Vakum



TENS, Enterferansiyel, diadinamik akımlar



Laser



Traksiyon



Spordir.



 



BEL ACISI:



Bu yazıda Washington Üniversitesi İç Zayıflamaları
profesörlerinden Richard A. Deyo'un yıllarca bel ağnları üzerinde çalışırken
edindiği deneyimleri bulacaksınız. Bel acısı adeta salgın boyutlanndadır.
Nedenleri hala tam anlaşılamamışsa da tedavi olanakları artmıştır; en güvenilir
tedavi de vücudun kendini iyileştirici gücüdür.



 



Hayatta genellikle iki şey kesindir: ölüm ve vergiler. Daha
gerçekçi bir yaklaşımla buna bir de bel acısını ekleyebiliriz. Öyle ki
erişkinlerin % 80'i er geç bel acısından yakınır. Muayenehaneye yapılan
ziyaretlerin, hastaneye yatışların, ameliyatların ve işe devamsızlığın başta
gelen nedenlerinden biridir bel acısı. ABD'de bel acısına bağlı tıbbi
harcamalar ve sakatlık tazminatları yılda



50 milyar doları bulmaktadır. İşin sevindirici yanı şudur:
Bel acısı çeken hastaların çoğu, ağrı şiddetli olsa bile, hızla ve hemen hemen
tamamen iyileşebiliyor. Tedavide hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın,
iyileşme kuraldır; hatta bu gibi hastalar tedavi edilmeseler de sonunda
iyileşirler. Bel acısı olanlann ancak azınlığı işe gelemez. işe gelemeyenlerin
çoğu da en geç altı hafta içinde işlerine dönerler. Bel acısı olanların ancak
yüzde birkaçı işlerine geri dönemezler (Herhangi bir anda, çalışan insanların
ancak %1'i süreğen bel acısı çekmektedir). Demek ki had (akut) bel acısı olan
hastalar üzülgöğüslidir; büyük olasılıkla iyileşeceklerdir. Kötü olanı şudur:
Tekrarlamalar sıktır; hastaların çoğunluğunda bir gün yine bel acısı başlar.
Neyse ki bu



tekrarlar da ilk bel acısı gibi hızla ve hatta kendiliğinden
iyileşirler.



 



Ağrının Kaynakları



Bel acısı, belimizdeki çeşitli anatomik yapılardan
kaynaklanan, farklı nedenlere bağlıdır. Bel acısının esrarı da, onun
nedenlerinin kolayca bulunmamasındandır. Bel kasları ve eklem bağları
(ligament) bel acısı yapabileceği gibi omurlararası eklem yüzeylerinin iltbı
(artrit) ve omurlararası diskler bel acısının nedeni olabilir. Bel fıtığı (tip
diliyle disk hernisi) denilince şu anlaşılır: Omurlararasında bulunan
disklerden biri fıtık yapmıştır; yani yerinden kaymıştır. Her diskin ortasında
yastık gibi yumuşak bir doku vardır; diskin kenarlarıysa bağ dokudan yapılmış
sert bir çember şeklindedir. Bel fıtığı olanlarda ortadaki



yumuşak doku yırtılmış olan sert çemberden dışarı kayar ve
en yakınındaki sinir köküne baskı yaparak ağrı verir.



 



Bel acısı omurganın doğuştan anormalliklerine de bağlı olabilir.
Bunlar genellikle acısızdır; fakat ilerlemiş şekilleri ağrı yapabilir. Böbrek,
pankreas, aort ve cinsel organların Zayıflamalarında da ağrı bele vurabilir.
Nyet bel acısı kanser, kemik iltbı ya da nadir eklem iltpları (artrit) gibi çok
ciddi Zayıflamaların bir belirtisi olabilir. Neyse ki bu gibi tehlikeli Zayıflamaların
bel acısı yapması son derece nadirdir. Bel acısı olanların %98'inde bel kası,
eklem bağı, kemik veya disklerde, omurganın zorlanmasına bağlı geçici bir
bozukluk vardır.



 



Bel acısı omurganın doğuştan anormalliklerine de bağlı
olabilir. Bunlar genellikle acısızdır; fakat ilerlemiş şekilleri ağrı
yapabilir. Böbrek, pankreas, aort ve cinsel organların Zayıflamalarında da ağrı
bele vurabilir. Nyet bel acısı kanser, kemik iltbı ya da nadir eklem iltpları
(artrit) gibi çok ciddi Zayıflamaların bir belirtisi olabilir. Neyse ki bu gibi
tehlikeli Zayıflamaların bel acısı yapması son derece nadirdir. Bel acısı
olanların %98'inde bel kası, eklem bağı, kemik veya disklerde, omurganın
zorlanmasına bağlı geçici bir bozukluk vardır.



 



Belin anatomik yapısının çok karışık olmasına ek olarak
hastanın yakınmalarıyla, tıbbi görüntüleme yöntemleri ve hastadaki anatomik ve
fızyolojik değişiklikler arasında ancak zayıf bir ilişki vardır. Bu da bel acısının
nedenini bulunmayı zorlaştırır. Bu koşullarda tanıda ilk önce kanser ve iltp
gibi çok ciddi ağrı nedenleri aranıp aradan çıkarılır; çünkü bunların tanısı
göreceli olarak kolaydır. Sonra hastada bir omurilik sinirinin sıkışıp
sıkışmadığı veya tahriş edilip edilmediği araştırılır. Bu olasılıklar bir yana
bırakıldıktan sonra ise bel acısı olan hastaların % 85'ine kesin bir tanı
konamaz. Hastalarm çoğu bel ağrılarını başlatan bir olay hatırlayamaz, fazla
ağırlık kaldırma veya kaza geçirme bel acısı başlatabilirse de çoğu kez böyle
şeyler olmamıştır. Bel acısı genellikle, görünürde bir neden olmadan aniden
başlar; tıp dünyası, bu belirsizliğin bir sonucu olarak çoğu kez çeşitli
nedenler arasından birinde karar kılamaz.



 



Bel acısı sıklıkla yaşamın streslerine bağlıdır. Innsbruck
Üniversitesi'nden Astrid Lampe ve arkadaşları, Mayıs 1998'de hayatın zor
anlarıyla bel acısı arasında bir ilişki buldular. Lampe daha önce de bel acısı
anatomik bir nedene bağlanamayan kişilerde, bağlanabilenlere oranla daha
stresli bir hayata rastlandığını yayımlamıştı. New York Üniversitesi Tıp
Merkezi Rusk Rehabilitasyon Merkezi'nden John E. Sarno, çözülememiş duygusal problemlerin
belde gerginlik yaparak ağrıya yol açacağı kanısındadır. Aslında bu gibi
hastalann tinlarındaki fırtınadan kaçmak için bel acısına sarıldıkları
söylenebilir. Sarno tinsal stresleri olan hastalarını psikolojik yöntemlerle
tedavi etmiştir.



 



Aşırı spor yapma sonucu sık olarak bel kaslarında basit ağrı
ve acımalar olur. Yaşlanma sonucu bel disk ve bağlarında doğal aşınma ve
küçükyırtıklar olabilir ve bunlar da ağrı yapabilir. Bel acısının nedenini
bulmak bilimden çok, bir sanattır. Kendiliğinden iyileşme kural olduğundan,
ciddi bir zayıflama bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra çoğu kez bel acısının
gerçek nedenini aramak bile gereksizdir.



 



1990'da George Washintgon Üniversitesi Tıp Merkezi'nden S.C.
Boden ve ekibi, bel acısı veya siyatikten hiç yakınmamış olan 67 hastayı
incelediler. Bel fıtığı sıklıkla bel acısının nedeni olarak gösterilmiştir. Öte
yandan 60 yaşın altındaki insanların beşte birinde hiç bel acısı olmadığı
halde, BTveya MRI bel fıtığı göstermiştir! Bu gibilerin yarısında bel fıtığı
diskin kabarması evresindeydi; bel fıtığının bu en hafıf şekli de sık olarak
ağrının nedeni olarak düşünülmüştür. MRI, 60 yaşın üstünde olanların üçte
birinde bel fıtığı, yaklaşık % 80'inde kabarmış disk ve hemen hemen hepsinde
yaşlılığa bağlı disk dejenerasyonu gösterdi. Gençlerde nadir olan omurilik
kanalı daralması (spinal stenoz), 60 yaşın üstünde ve hiç bel acısı olmayan
insanların beşte birinde bulundu. Benzer olarak, 1994'te Hoaq Memozayıflamal
Hastanesi'nden (Kaliforniya) M.N. Brant-Zawadski ve ekibinin yaptıkları
incelemede, 98 acısız hastanın üçte ikisinde anormal disk bulundu. Bunlardan
çıkan sonuç şudur: BT veya MRI bel fıtığı gösterirse bıınun anlamı hastada
yalnızca bel fıtığı olduğudur; ağrının nedeni bel fıtığı olmayabilir. Bir diğer
deyişle bel fıtığının acısız da olabileceği anlaşılmıştır.



 



Eskiden bel ağrılarında uzun süre yatak istirahati
verilirdi. Bu yaklaşımın iki dayanağı vardı: Bazı hastaların yatınca geçici de
olsa ağrıdan kurtulması ve omurlararası diskler içindeki basıncın yatar durumda
en düşük olması. Ancak suçlanan disk masum olabilir; ayrıca hastaların çoğu
zaten zamanla iyileşir. Bu gerçeklere karşın, 10 yıl öncesine kadar, bu gibi
hastalara 1-2 hafta tam yatak istirahati (yalnız tuvalet için ayağa kalkma
izni) veriliyordu. Yatak istirahatinin gözden düşmesi, eski doktorlann her zayıflamata
hastadan kan almalarında (hacamat vb) olduğu gibi, çok çabuk oldu. Bugün 1-2
hafta yatak istirahatı afaroz edilmiştir; hasta olabildiğince çabuk günlük
işlerine dönmektedir.



 



Kısa Yatak İstirahati



Uzun yatak istirahati hala standart uygulamayken, bu
makalenin yazarı ve ekibi, 7 günlük ve 2 günlük yatak istirahatlerini
kıyasladılar. Sonuç çarpıcıydı: Ağrıdaki 3 hafta sonraki ve 3 ay sonraki
hafifleme, hareketin kısıtlanması, günlük işleri yapabilme ve tedaviden memnun
kalma bakımından hiçbir fark yoktu. Doğal olarak, uzun süre istirahat edenler
işlerine daha az gidebildi. Ağrının şiddeti, süresi ve muayene bulguları,
hastanın kaç gün istirahat etmesi gerektiğine bir ölçü olamıyordu. Hastanın
yatakta kaldığı gün sayısını belirleyen tek şey doktorun tavsiyesiydi.



 



Diğer çalışmalar da bu görüşü doğruladı. 4 gün istirahatle 2
gün istirahat veya hiç istirahat etgöğüsk arasında bir fark yoktu. Spore devam
etmenin ağrıyı artıracağı veya iyileşmeyi geciktireceği korkusu yersizdi.
Aslında günlük işlere devam etmek, istirahatten daha iyi sonuçlar vermektedir.
Had bel acısında ağrıya rağmen işlerine devam edenlerde ağrının kronikleşmesi
(3 aydan fazla sürmesi) daha az görülmektedir; böyle hastalar, yatarak ağrının
geçmesini bekleyenlere oranla, sıhhat servislerine daha az başvurmaktadırlar
(Doğal olarak kas kuvvetiyle hayatlarını kazananlar- hamallar, sporcular vb-
işlerine oturarak çalışanlar kadar çabuk dönemezler. Bunlara tam iyileşene
kadar daha hafıf bir iş verilebilir).



 



Son araştırmalar birçok edilgen tedavinin de hiçbir yararı
olmadığını göstermiştir. Örneğin, bel acısında çekme (traksiyon), TENS (deriden
hafıf elektrik vererek ağrının giderilmesi) ve omurganın küçük eklemlerine
kortizon benzerleri enjekte etmenin uzun sürede hemen hemen hiçbir yararı
yoktur. Buna karşı had veya kronik bel acısının önlenme tedavisinde spor çok
önemlidir. Tek bir spor şekli yetersizdir; genel olarak geliştirici aerobikle
birlikte, sırt kaslarını kuvvetlendirici özel sporlar uygulanmalıdır.


27 Oca 2009
admin · 83 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Kurbanlık Lida
BEL ACISI




Bel acısı günümüz toplumunun %60-85 inde hayatın her hangi
bir döneminde görülebilen, sebebleri çok çeşitli olan bir sendromdur. Özellikle
mekanik bel ağrılarında tedavi maliyetlerinin yüksek olmasının yanında, ağrının
kronikleşmesinin hasta üzerindeki olumsuz etkileri çok önemlidir.



Bel ağrıları yaygın sanılanın aksine, kaçınılmaz olan
yaşlanmanın sonucu değildir. Tüm organlar gibi omurganın aşınıp yıpranması da
fizyolojik bir olaydır. Omurganın zamanla esnekliği yitirerek sertleşmesi,
gittikçe zayıflayan kaslara karşı ek dayanıklılık sağlayan bir denge unsurudur.



 



Bel acısı bütün yaşlarda görülebilir. Hatta 15 yaşında dahi
ameliyat olan hastamız mevcuttur. Kronik zayıflama tedavisi açısından kalp Zayıflamalarından
sonra 2. sıradadır. Bel acısının önemi özellikle sanayi kesiminde ve çalışan
toplumda ortaya çıkmaktadır. Ağrı nedeniyle iş günü ve iş gücü kaybı yüklü bir
yekün tutmaktadır.



 



Bel acısı olan hastaların % 70-80'i ilk akut ataktan sonra
her hangi bir tedaviye gerek kalmadan iyileşebilmektedirler. % 20-30 unda ise
2. - 3. tekrar olabilmektedir. Burada önemli olan bu tekrarların gelmesini
önlemektir. Çünkü tekrarlarla ağrı kronikleşir ve hasta bel acısı nedeniyle hiç
iş yapamaz hale gelir. Bunu önlemek de belin eğitimi ile olur. Kişinin belini
tanıması, belin hangi hareketle ne kadar zorlanacağını bilmesi, bel acısına yol
açan risk faktörlerini, sporların ağrıda nasıl korunabileceğini öğrenmesi
gereklidir.



 



Bel acısının oluşumunda, omurgadaki yıllara bağlı aşınıp
yıpranma yanısıra, omurganın uygun olmayan duruşu (kötü postür) ve beli
zorlayan bedensel hareketler sorumludur. Bunun için günlük yaşantıda ve mesleki
çalışmalarda doğal olmayan bedensel davranışların neler olduğu tanımlayıp,
doğrusunu öğrenip omurganın aşırı zorlanmasını önlemek gerekir. BELMER ‘de bel
ağrılarını yok edebilme ve önleme yolları size öğretilerek az ağrıyla yada hiç acısız
yaşam için pratik öğütler verilecektir. Bel koruma prensipleri, yalnız akut
ağrılı dönemde değil, tüm yaşam boyunca gereklidir. Üstelik bunlar, hiç de zor
olmayan doğal davranışlardır..


27 Oca 2009
admin · 312 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Kurbanlık Lida
Ayak başparmağında çıkıntı halluks valgus




Ayak başparmağınızın başladığı yerde (tarak kemiği ile
parmağın başlağı eklemde) şişlik, çıkıntı varsa halluks valgus'unuz var
demektir. Kadınların neredeyse % 40 ında bu yakınma vardır. Bu zayıflamata %70
oranında kalıtım bir eğilim vardır. Kalıtım olarak 1.-2. tarak kemikleri
arasındaki açı fazla olduğunda zamanla başparmak diğer parmaklara yaklaşır ve
bu keskin açılanma bir çıkıntı olarak görülür. Kalıtım eğilimliler dışında uzun
yıllar topuklu, sivri burunlu ayakkabı giyenlerde de meydana gelebilir. Bu
nedenle bu rahatsızlığı olan her 10 hastadan 9 u kadındır.


27 Oca 2009
admin · 137 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Lidayla Kilolara Elveda

1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki sayfa